EROL GÜNBAY


Zamansız Vakit

Zamansız Vakit


Yaşamın akıntısına engel olamıyorduk ama her insan gibi bizde kendi hanemize yazmak istediğimiz artı ve çentikleri yazmamıza engel neydi bilmek gerekiyor. Belki kendimizi başa sarılan film makarası gibi gözden geçirerek işe başlayıp onarılması gereken yerleri veya telafisi mümkün olanla işe başladığımızda yüreğimize serpeceğimiz suyu kendi emeğimiz olan kazdığımız kuyulardan çekip serpebiliriz.


Kayıp zamanının peşinden gitmek ne kadar azap verici ise zamanın kaybedilişini izlemek bir o kadar azap verici olsa gerek. Onarılacak bir şeylerin olduğunu bilip çalışmak elbette ki önemlidir, lakin zaman gibi telafisi mümkün olmayanın peşinden bakarken harcana yaşamlarda geçirdiğimiz zaman ne denmeli düşünmek gerekir.

Kimilerinin kayıp zaman derdi olmadığını düşündüğü ve benim tuzum kuru dediğinden sonraki süreçlerde ağlayarak ben neler yaptım ve kendimi ne durumlara düşürdüm deyip peşine düştüğü boş hayaller olduğunu düşünerek bilinmez bir yola çıkıyor. Oysa ortada kayıp zaman var ise birileri mutlaka üzülecektir, baştan doğru tedbirlerle kendi yaşantısını rayına oturtan, istendiği yere varabileceğinin binlerce örneği kitap sayfaları arasında saklı, kimisi tarihe ışık tutup eğitim materyali halinde üniversitelerde ders olarak okutuluyor
Yitik zaman için neler harcayıp müsebbibi olduğu kaybın hesabını kim hatırlatır ki? Bilinçaltına yerleşmiş meleke sizi yalnız bırakmaz. Siz kendinize pay çıkarmasanız bile yaşamdaki güç dengeleri, harcanan emek sizin hücrelerinizin beyninden size el sallar gibi egzotik etkisiyle sizi sürekli kontrol altında tutar.

Bazı şeylerin telafisi mümkün olmayan süreçleri vardır ki gittiğinde geri gelmeyeceğini bildiğimiz halde kıymetini bilmediğimiz bir kavram veya önemli etken.


Artık şunu söylediğinizde kendi düşen ağlamaz misali sizin kendi kendinize verdiğiniz zararı hiç kimse veremez, çünkü siz sizi tanıyorsunuz ve nereden vuracağınızı biliyorsunuz, yani dışarıdan gelenler kör nişancı gibi karavana atma şansları çok yüksek ama siz elinizle koymuşsunuz gibi davranırsınız. Bunun için sizi size karşı uyarıyorum ve kendinize dikkat edin, bu tembih sözünün bir başka yönden uyarıyı da görmüş oldun.

İnsanın sağken kıymetini bilmediğimiz gibi ölümünden sonra yalan söyleyip çok iyi bir insandı ve aramız çok iyiydi deyip yalan söylemeye kendini koşullandıranın yalanını yüzüne söyleyecek bir figürün olmaması ne kadar acı verici


İnsanın benliği ve sosyal yapısı ayrılınca ortaya böyle handikaplar çıkacaktır ama insanoğlu bunu sosyal dayanışma ve sosyal birliktelikle aşabileceklerini bilmelerini isterim. Eğer siz önünüze hedef olarak bir şeyi koyduysanız sizin başarmamanız mümkün değildir, bu inançla hareket ederseniz size yardımcı olacaklarında bir yerlerde beklediğini görüp yardıma ihtiyaç duyduğunuzda size yardıma koşacaklardır.
Sizin karar vermeniz gereken önemli olgulardan bir tanesi de sizin kendinizi görmek istediğiniz konum ve bu konumda sizin alacağınız rollerin gereğini yapıp yapmamanızla ilişkilidir.Alınan sorumluluklar veya görevler karşısında siz kaçamak bir hal alırsanız; baştan kaybettiğiniz anlamına gelir ki insanların karşılaşmak istemedikleri bir tablodur, böyle bir tabloya kimse yanaşmak istemezler
En kötü kararın kararsızlıktan iyi olduğunu bilen insanlar bu tarz istikrarsızların kararsızlardan daha tehlikeli olduğunu herkesle birlikte bilir, yada derler ya cahil bir dostun olacağına bilinçli bir düşmanını olsun dendiğinde cahilin nerede nasıl davranacağını bilinmediğinden serseri mayın gibi gelip yüreğinde de patlayabilir.

Baştan alınan tedbirler ve yapılan planlamalar sizin bir daha yapboz tahtasından kayıp umutların peşinden koşturmanıza engel olacak iksiri elinize verir. Yanlış yapılmış bir inşaatın ortaya çıkardığı molozları toplama, yarattığı psikolojik tahribat ve buna benzer bir sürü gereksizliklerin yaşanmasından önce sağlıklı yapılan bir inşaattaki planlı ilerleme zaman kaybını önlediği gibi olumsuz sonuçların çıkmasına da engel olur.
Kayıp zaman peşinden ahlayarak vahlayarak koşuşturma yerine gününde dolu dolu yaşamak için var olan eksikliklerin üzerine gitmeyle başlanıp ihtiyaç olanla olmayanları ayıkladığını belirledikten sonra senin ihtiyacın olanı ayıklayıp onu yaşadıktan sonra senin kayıp zamanın olmaz.


Savaşlarda harcanan zaman, oluşan dramlar, yarattığı trajedi ve en sonunda masa başına gelinerek yapılan anlaşmalar gösteriyor ki insanların baştan beri başaramadıklarını düşündükleri şeyi aslında başarabiliyorlarmış ta farklı sapmalara gittikleri için zaman ve enerji kaybına sebep oldukları gibi vahşetin de yaşanmasına sebep oluyorlar.


İnsanların kendisi yaşamak için var olmuşlar ve birlikte olmaları içinde topluluklar oluşturmuşlar, serzenişte bulunmak, şikâyette bulunmak için var olmamışlar. Kayıp zamanın peşinden koşturmak istemiyorsan baştan doğru yaşa.